| Ankara
Tavşanı, belki de çoğumuzun ismini bile
duymadığı, varlığından haberdar olmadığı bir
tavşan türü. Anavatanı Anadolu olan bu türün
yetiştiriciliği ise Türkiye'de yok denecek
kadar az. |
 |
|
Kökeni hakkında farklı
görüşlerin bulunduğu Ankara
Tavşanı, bazı araştırmacılara
göre, Ankara Keçisi ve Ankara
Kedisi'ne benzemesinden dolayı
bu ismi almış. Bunun yanında
çoğu araştırmacının hem fikir
olduğu görüş, bu tavşan türünün
anavatanının Ankara ve civarı
olduğu yönünde. |
|
| Ankara
tavşanı tarihi belgelere göre İngiliz
denizcileri tarafından 1723 yılında
Anadolu’dan Bordeaux, Fransa’ya
götürülmüştür, oradan da dünyaya
yayılmıştır. |
|
Çok değerli olan Ankara Tavşanı
orta büyüklükte, uzun tüylü, yün
tavşanıdır. Elde edilen yüne
“Ankara tavşanı yünü” veya
kısaca “Angora yünü” adı
verilir.Dünyada Ankara Tavşanı
yünü üretiminin 8000-9000 ton
arasında olduğu tahmin
edilmektedir. Ankara
tavşanlarında her üç ayda bir,
yani yılda dört kez kırkım
yapılmaktadır. Bir tavşandan
yılda ortalama 750 g. kadar 1.
kalite (süper grade) yün
alınabilmektedir. |
|
 |
|
 |
|
Angora uzun, ince, yumuşak,
hafif, parlak ve dokumaya
elverişlidir. 1. kalite (süper
grade) Angora tüyünden yapılmış
giysiler kesinlikle vücutta
alerjik reaksiyon oluşturmaz ve
kılların iç kısmı medullalı
olduğu için bu giysiler vücudun
hava almasını engellemez. Bu
özelliği nedeniyle Angora, diğer
yün liflerine göre 7-8 kat daha
fazla izolasyon sağlamasına
karşın, vücutta terlemeye sebep
olmaz. |
|
|
|